TÜRKÇE

21 Şubat, 2016

trt

TÜRKÇE

Dünyada Türkçe kadar büyük değişim geçirmiş dil sayısı zannederim çok azdır. Bugün artık hiçbirimizin anlayamayacağı bir Türkçeyi konuşan topluluklar Asya steplerinde yaşarlarken yüzyıllar sonra bu konuştukları dilin karşılaşacağı maceraları sanırım hiç düşünmemişlerdi. Hele yüzyıllar sonra başlayan büyük göçlerle birlikte önce Farsça, sonra da Arapçayla karşılaşan dilleri hızla değişmeye başlarken nasıl bir ruh haleti içerisinde olduklarını doğrusu çok merak etmekteyim. Zaman içinde yolculuk mümkün olsa, miladi 800.-900. yıllara gidip Türkçenin serüvenine şahitlik etmeyi çok isterim. Bu dil değişimini yüzyıllar sonra bugün değerlendirip “doğru yaptılar”, “yanlış yaptılar” ya da “çaresizdiler” şeklinde hükümler vermek hiç de kolay değil. Ancak yine de bu konuda insaflı bir hüküm vermek gerekirse “çaresizdiler” hükmü bana göre en doğru olan seçenektir. Farsça ve Arapça gibi yer değiştirmeden yüzyıllar boyunca gelişmiş ve medeniyetler kurup medeniyetlerle oluşmuş dillerin talihliliği karşısında Türkçe biraz kaderin kendisine reva gördüğü serencamı yaşamakla sanki haksızlığa uğramış gibidir.

Türkçe bu büyük değişim sürecine batıya doğru göç eden topluluklar yerine doğuya, Çin’e, Japonya’ya doğru at süren kitlelerle taşınsaydı acaba durum nasıl gelişirdi? İslamla tanışmak yerine, yüzyıllar önce kısa bir süre de olsa tanıştığı Budizm ve Hinduizmi inanç olarak benimseseydi acaba nasıl bir dil haline gelirdi? Farsça ve Arapçanın açılımlarını Çince, Moğolca ve Japonca Türkçeye sağlar mıydı? Elbette bu soruların cevapları verilemez. Bugün bu gidişiâtın hesaplaşmasını yapmanın çok fazla bir anlamı da yoktur. Kabul etmemiz gereken gerçeklik Türkçenin değişmiş ve değişirken gelişmiş olduğudur.

Tıpkı Batı dünyasında Latince ve Klasik Yunancanın din ve bilim dili olarak oynadığı rolün benzerini İslam dünyasında oynayan Arapça ve Farsçanın karşısında Türkçe Asya steplerindeki eski maverasında gelişememiş ama yeni bir mecraya sürüklenmiştir. Bu dil her ne kadar gramer bakımından pek çok unsuruyla Türkçeyse de bir dolu yönden de “Osmanlıca” denilmeyi meşru kılacak yapıdadır. Özel bir gayret hatta eğitimle bilgilenmemişseniz 16. 17. 18. hatta 19. yüzyılda yazılmış metinleri anlayamazsınız. İnanmıyorsanız Hasan Çelebi’nin Tezkiretü’ş-Şuarasını okuyup anlamaya çalışın. Hatta daha dün denilecek bir dönemde yaşayan Namık Kemal’e bir göz atın.

Bunun müsebbipleri elbette yalnızca mübalağalı bir Arapça-Farsça kelime yığınına döndürenler değildir. Ömer Seyfeddin ve Yahya Kemallerle doğru ve güzel bir nehir haline gelen Türkçeyi sırf dünyevileştirip (sekülarize edip) İslami geri yapısından koparacağız diye bir kabile diline dönüştürenlerde hiç mi suç yoktur? İngilizceden Fransızca ve Latince kelimeleri çıkarırsanız geriye Ada kökenli sadece birkaç bin kelime kalacaktır. Bunların bir kısmı da Ada’da yaşayan ve İngiliz olmayan toplulukların dillerinden geçmedir. Bugün İngilizce de kısmen değişmiştir. Daha doğrusu çağdaş İngilizler günlük konuşmalarda Shakespear’in dilini kullanmamaktadırlar ama üniversite öğrenimi yapmış her İngiliz Shakespear’in sonelerini rahatlıkla anlamaktadır. Türk diline karşı yapılan özleştirme hareketi tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Bu hareketin yürütücüleri istedikleri gibi yepyeni bir dil yaratamamışlardır. Hele hele öztürkçecilikle dindarlığın önünü kesebilme hayali tam bir mantıksızlıktır. Klasik dil gelişimlerini doğal akışa bırakıp, klasik eğitimlerini sürdüren İngilizler bugün çok mu dindardırlar? Taliban hareketi denilen “çöl İslamı” anlayışının militanlarının pek çoğu ana dilleri olan Urducayla değil İngilizceyle anlaşan Pakistanlılar değil midir? En radikal İslamcıları bünyesinden çıkaran Milli Görüş hareketi Klasik Osmanlıcayı son derece az bilen, düşünce olarak Mısırlı İhvan-ı Müslimin örgütünden yapılmış tercümelere dayanan gençlerden oluşmamış mıdır? 1970 li yılların İslamcıları ne Osmanlıca bilirlerdi ne de klasik kaynaklara ulaşabilecek Arapça ve Farsça… Militan olmak için de zaten gerekli olan tek şey bilgisizliktir.

Artık Türkçe doğal mecrasına kısmen de olsun girmiş bulunmaktadır. Hem eski kültürün kelimeleri hem de yeni türetilenler rahatlıkla aynı cümlede kullanılmaktadır ve bu doğru bir akıştır. Elbette ne sağdan sola yazılan Osmanlı alfabesine ne de Kınalızade’nin ağdalı diline dönme gereği vardır. Lakin hiç değilse üniversite mezunları Fuzuli’yi, Şah İsmail Hatayi’yi, lise mezunları da Yahya Kemal’i anlayabilmelidir.

Gerek Latince ve Yunanca, gerekse de Arapça ve Farsça sömürünün ve emperyalizmin dili değildi fakat bugün İngilizce küresel emperyalizmin dili olarak bütün hayatımızı kapsamış bulunmaktadır. Tekdil, dünya dili olan İngilizcedir dayatması bütün ülkeleri sarsmaktadır. Esefle söylemeliyim ki bir zamanlar Arapça ve Farsça için kıyametleri kopartan “ulusalcılar” İngilizce karşısında konuşma yeteneklerini kaybetmiş gibidirler. Hâlbuki şu an caddeleri dolduran mağaza isimlerinin pek çoğu İngilizcedir. Fethullah Gülen cemaati -sanırım Türkleri İngilizce haberlendirmek için- müstakil İngilizce gazete çıkarmaktadır. Bu durum bununla da sınırlı değildir. Geçen gün Isparta’da -yani turistin çok az uğradığı bir şehirde- bir cami tuvaletinin kapısında “açık-open” tabelasını gördüm. Durumun vahametini siz anlayın artık.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Benzer Haberler

20 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

İYİLER HAREKETİ UŞAK’TA BULUŞTU

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK’TA GAZİLER GÜNÜ DÜZENLENEN ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

20 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

İYİLER HAREKETİ UŞAK’TA BULUŞTU

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK BELEDİYESİ YÖNETİM KADROSUNDAN 2 KİŞİ GÖREVİNDEN AYRILDI

20 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

İYİLER HAREKETİ UŞAK’TA BULUŞTU

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK’TA GAZİLER GÜNÜ DÜZENLENEN ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

12 Kasım
MUHAMMED ÇELİK

BAKAN AHMET ARSLAN’IN KATILIMIYLA AK PARTİ MERKEZ İLÇE KONGRESİ YAPILDI

3 Ekim
MUHAMMED ÇELİK

TAŞERON SORUNU BU YIL BİTECEK

3 Mart
MUHAMMED ÇELİK

CAHAN: YARINA ÇIKACAĞIMIZIN GARANTİSİ YOK

20 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

İYİLER HAREKETİ UŞAK’TA BULUŞTU

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK’TA GAZİLER GÜNÜ DÜZENLENEN ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

20 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

İYİLER HAREKETİ UŞAK’TA BULUŞTU

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK BELEDİYESİ YÖNETİM KADROSUNDAN 2 KİŞİ GÖREVİNDEN AYRILDI

20 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

İYİLER HAREKETİ UŞAK’TA BULUŞTU

19 Eylül
MUHAMMED ÇELİK

UŞAK’TA GAZİLER GÜNÜ DÜZENLENEN ETKİNLİKLERLE KUTLANDI